Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı ve HES’in açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Bugün hizmete sunacağımız Ilısu Prof. 19 yıldır halka hizmet etme amacımızın, çalışma ve hizmet politikamızın somut halidir.” ifadeleri kullandı. Ilısu Projesi’nin Cumhuriyetin yüzüncü yılında millete yaptıkları yatırımlardan biri olduğunu belirten Erdoğan, “Çok şükür Ilısu Projesi’ni finansmanından saldırılara kadar her aşamada birçok engele rağmen tamamladık. terör örgütünün.Bunların önüne geçmek için yapılan karalama kampanyalarını ve arkalarındaki kirli niyetleri unutmadık, unutmayacağız.Bu eser, içimizdeki mankurtların yanı sıra Türkiye’nin ezeli düşmanlarına da en güzel cevaptır. kendi ülkesine ve milletine düşman olanlar Barış, kardeşlik, huzur, refah ve gücün simgesi Ilısu Projesi, Dicle Nehri Kendimizi bir kolye gibi hizaladığımız barajlarımızın ve hidroelektrik santrallerimizin en büyüğüdür. Atatürk barajından sonra ikinci büyük gövde hacmine sahip, önü betonla kaplı ve baraj tipi bakımından dünyada birinci sırada yer alıyor.” 1.200 megavat kurulu güce sahip 4. en büyük hidroelektrik santrali. Türkiye’ye yılda 3 milyar liralık fayda sağlayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Su, medeniyetimizde hayattır. Enerji, günümüzün bir diğer vazgeçilmez yaşam kaynağıdır. Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı ve HES, ülkemize her iki alanda da çok önemli faydalar sağlayan bir projedir. Barajın yapımına katkı sağladığını vurgulayan Erdoğan, “Kuraklığın tetiklediği gıda krizine ve her geçen gün daha da belirginleşen enerji krizlerine karşı ülkemizi korumak için tüm potansiyelimizi kullanmamız gerekiyor. . Ülkemizin su kaynaklarının bir damlasının bile israf edilmesine müsamaha göstermeyiz. Kendi kaynaklarımıza dayalı yenilenebilir enerji üretimini en üst düzeye çıkarmamız zorunludur. Önümüzdeki dönem için dünya senaryolarının sunduğu karanlık panorama, tüm olasılıklara karşı hazırlıklı olmamızı gerektiriyor. Su, şüphesiz bu yüzyılın en stratejik ve en değerli kaynağıdır. Atalarımızın dediği buydu: “Su hayattır.” İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı ve kentleşme ile birlikte su kaynakları üzerindeki baskılar artıyor. Son 60 yılda nüfus 3 milyardan 8 milyara çıkmasına rağmen yeryüzüne düşen yağış miktarında bir değişiklik olmamıştır. Ayrıca iklim değişikliğine bağlı kuraklık, sel, orman yangınları gibi afetlerin de sıklaştığını belirten Erdoğan, “Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti: kişi başına yıllık 1.340 metreküp kullanılabilir su. Simülasyonlar, bu miktarın 2040 yılında yılda 1.116 metreküpe düşebileceğini gösteriyor. Yıllık ortalama yağış miktarımız da 574 milimetre ile dünya ortalamasının altında. Bu nedenle elimizdeki kaynakları verimli ve ekonomik kullanmak zorundayız” dedi. SU ALANINA 284 MİLYAR TL YATIRIM ‘Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden koruyun, verimli kullanın ve doğru şekilde kullanın. tercih değil zorunluluk haline gelmiştir. “Önümüzdeki dönemde petrol için verilen mücadelenin su kaynakları ve gıda üretimi için verilen mücadeleye benzeyeceği anlaşılıyor. Bu anlayışla iktidara geldiğimiz günden itibaren ülkemizi geleceğe hazırlamaya çalışıyoruz. sağlıktan eğitime her alanda olduğu gibi tarım, su ve enerji de son 19 yılda inşa edilen ve tarihin iki katından fazla olan 613 barajımızda 46 milyar metreküp su depoladık. Böylece su miktarımızı toplamda 179 milyar metreküpe çıkardık.Aynı dönemde sadece bu bölgelerden, ülkemizden ve ülkemizden inşa ettiğimiz 1.475 sulama tesisi ile yaklaşık 20 milyon dekar araziyi sulamaya açtık. Üreticiler yılda 60 milyar lira.