Covid-19 pandemisi yaklaşık iki yıldır hayatımızın içinde. Bu süreçte birçok başarı hikayesine tanık olduk. Özellikle salgının ilk aşamalarında, tüm dünyada sağlık çalışanlarının gece gündüz kurtardıkları hayatlar, tarih kitaplarına altın harflerle yazıldı. Ancak sadece pandemi için değil, tıp alanında gelecekte yapılacak çalışmalar için de büyük önem taşıyan bir başarı öyküsü var. Haberci RNA veya daha yaygın olarak mRNA teknolojisi olarak bilinen ve bu teknolojiyi kullanan aşılardan bahsediyoruz. Pfizer/BioNTech aşısının ve ülkemizde de kullanılan Moderna aşısının temelini oluşturan bu mRNA, günümüzde koronavirüse karşı insanlığın en büyük silahlarından biri olarak görülüyor. Bilim insanları, yakın gelecekte bu teknolojiyi kullanan daha birçok aşının üretileceğini ve tıpkı Covid-19 gibi mRNA aşıları sayesinde daha birçok hastalığın durdurulabileceğini iddia ediyor. bir haber yayınladı. Gazeteye konuşan uzmanlara göre, mRNA teknolojisi ile üretilen grip, kanser, sıtma ve HIV aşılarıyla ilgili müjdeli haberler çok yakında gelecek. The Guardian’dan bu haberle birlikte geçmişe dair hatıraları ve mRNA aşılarının çalışma prensiplerini tazeliyor ve yakın gelecek beklentilerine daha yakından bakıyoruz. bakmak istedik. İşte tüm detaylar… ESASLAR 1970’LERDE BAŞLADI Covid-19 aşıları tartışmalarında en sık sorulan sorulardan biri: “Bu teknoloji bu kadar kısa sürede nasıl geliştirildi?” Ancak mRNA teknolojisi yeni değil, geçmişi 1970’lere kadar uzanıyor.Macar asıllı bilim insanı Katalin Kariko tarafından kurulan bu teknolojinin potansiyeli 1990’ların başında gerçeğe dönüştü.1998 yılında Kariko’nun yolu Drew Weissman ile kesişti. HIV aşıları üzerine araştırmalar yapan ve mRNA çalışmalarında ilerleme hızlandı. 19 aşının temeli atıldı. Pandemiden önce BioNTech, mRNA teknolojisini kullanarak bir kanser aşısı üretmeye odaklandı. Grip gibi hastalıklara karşı aşı üretiminin kullanımı henüz düşünce aşamasındaydı. Moderna da benzer şekilde bu teknolojiyi kanser ilaçlarında kullanmak için çalışıyordu. Şirketin bir aşı üzerinde çalışmaya başlaması çok uzun sürmedi. COVID-19 ÖNCELİKLERİ DEĞİŞTİRDİ ancak BioNTech ve Moderna yöneticileri, ilk olarak Çin’de ortaya çıkan ve kısa sürede dünyaya yayılan bu virüsün bir pandemi haline geleceğini, çok ölümcül olacağını ve nasıl durdurulacağını kısa sürede fark ettiler. felaket. ellerindeki teknolojiydi. BioNTech CEO’su Uğur Şahin, şirketinin araştırmacılarına “Aşıya odaklanmalısınız, yani çok ciddiyim” diyerek milyonlarca insanın bu yeni virüsten ölebileceğini açıkladı. Eşi Özlem Türeci, Şahin’in bu süreçteki kararlılığını şu sözlerle özetledi: “Uğur hepimizi ikna etti. Yönetim kurulumuz, çalışanlarımız ve bilim ekiplerimiz dahil hepimizi bunun görevimiz olduğuna ve devam etmemiz gerektiğine ikna etti. . bu görev.” Moderna CEO’su Stephane Bancel de aynı fikirde. Ekibine aşının bir öncelik olduğunu söyledi, herhangi bir şüpheyi görmezden geldi ve üzerinde çalışılması gerektiğinde ısrar etti. Ve nihayet tarih, bu iki bilim adamının ve girişimcinin haklı olduğunu kanıtladı. MRNA AŞILARI İSTEK MESAJI GİBİ ÇALIŞIR Peki mRNA aşıları nasıl çalışır? Tıbbi Mikrobiyoloji ve Tıbbi Viroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Şahiner, Mayıs ayında Hurriyet.com.tr’ye verdiği özel bir röportajda bu soruyu basit bir benzetmeyle yanıtladı. İnsan yaşamının devamı için hücrelerimizin sürekli olarak binlerce protein ürettiğini belirten Şahiner, “Hangi proteinin ne kadar ve ne süreyle üretildiği hormonlar gibi o hücreye bağlıdır. Sinyaller yoluyla iletilir. hücre çekirdeği, DNA’mızdan hücre içindeki fabrikalara sentezlenecek protein hakkında kısa bir mesaj gönderilir. mRNA’lar bu mesajı taşıyan moleküllerdir. Tıpkı telefonlarımızla gönderdiğimiz kısa mesajlar gibi.” “Covid-19 gibi viral enfeksiyonlarda virüsler hücreye girer ve kendi emirlerini verirler. Virüse giren hücredeki fabrikalar çalışmalarını durdurur ve virüslerin çoğalması için gerekli proteinleri üretir. Aşı hücreye girer. virüsten önce hücreye geçer ve sadece bir protein (protein S) sipariş eder.Bu sıra ile üretilen yabancı protein bağışıklık sistemi tarafından tanınır.