Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman, Katar Emiri El Sani’yi kucakladı.

Suudi Arabistan ile Katar arasında yıllardır devam eden kriz sona erdi.

Katar Emir Al-Sani, 41. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi’ne katılmak üzere Suudi Arabistan’ın Al-Ula şehrine gitti.

Katar Emirini uçağın kapısında karşılayan isim Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman oldu.

Normalde koronavirüs nedeniyle diğer ülkelerin liderlerini karşılayan Prens Selman, Katar Emiri ile kucaklaştı.

İki isim arasındaki samimiyet merceğe yansıdı. KÖRFEZ KRİZİ NASIL BAŞLADI
Körfez ülkeleri arasında benzeri görülmemiş bir krize yol açan gelişmeler, 23 Mayıs 2017 gecesi QNA, QNA’nın, Katar Emiri Şeyh Tamim Al Sani’ye atıfta bulunarak İran’a yönelik ABD karşıtı ve destek açıklamalarını yayınlamasının ardından başladı.

Doha, bunun siber saldırı sonucu ajansın sistemine sızan hackerların işi olduğunu açıkladı ve Emir Şeyh Temim böyle bir açıklama yapmadı. Ancak BAE, Suudi Arabistan ve Mısır medyası, Katar’ın konuyla ilgili eleştirileri doğrultusunda yayınlarını yoğunlaştırmaya devam etti.

Takvimler 5 Haziran’ı gösterdiğinde Suudi Arabistan, BAE, Mısır, Bahreyn sabah Doha ile diplomatik ilişkilerini sonlandırdıklarını ve hava sahasını Katar’a kapattıklarını açıkladı. Katar’ın dış dünyaya açılan tek kara kapısının Riyad tarafından kapatılmasıyla birlikte Körfez’in tarihteki en büyük diplomatik krizi başladı.

“Terörist grupları desteklemek” suçlamasıyla Katar’ı diplomatik olarak ablukaya alan Suudi Arabistan, Bahreyn ve BAE, vatandaşlarının 14 gün içinde Katar’ı terk etmesini, Katarlıların da ülkelerini terk etmesini talep etti.

Arap Baharı’nın ardından Katar’ın kazandığı yumuşak güçten rahatsız olan veya ablukayı uygulayan ülkelerin “çek defteri diplomasisinden” yararlanan bazı ülkeler de Katar’a yönelik abluka kararına destek vererek diplomatik ilişkilerini kesti.
Bu arada ABD Başkanı Donald Trump, abluka uygulayan ülkelerin söz konusu girişiminden haberdar olduğunu ve her zaman olduğu gibi sosyal medya paylaşımlarıyla abluka kararını desteklediğini dünyaya duyurdu.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise ABD ordusunun Afganistan, Irak ve Suriye’deki en büyük merkezi komutanlığı El Udeyd Hava Üssü’nden yönetilen operasyonlarında bir değişiklik olmadığını açıkladı. Orta Doğu, Katar’ın ev sahipliğinde. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, ablukayı uygulayan ülkelere Katar ile sınırlama ve uzlaşma çağrısında bulundu.

Türkiye’nin tutumu

Katar’a uygulanan ambargo, Doha’yı “stratejik ortağı” olarak kabul eden Ankara’yı da harekete geçirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan ayında Müslüman kardeş bir ülkeyi ablukaya almayı “doğru bulmadıklarını” ifade ederken birçok liderle telefon diplomasisi gerçekleştirdi.

Öte yandan Suudi Arabistan’ın günlük gıda tüketiminin yüzde 75’inden fazlasının karayolu ile Katar’a yardım sağladığı Türkiye ve İran’dan uçakla kargo uçakları büyüdü. Krizin başlamasıyla birlikte Katarlılar marketlere akın etti ve raflarda Türk ürünlerini buldu.

 

Katar’daki askeri üslerdeki varlığını artırma kararını hızlandırmak için lojistik desteğin yanı sıra, Katar’daki asker sayısı birkaç gün sonra Parlamento’da ambargo kararı çıkarırken 600’e kadar NEDEN kabul etti.

Körfez krizine taraf olan dört ülkenin Doha’ya gönderdiği 13 maddelik talep listesinde, “Katar merkezli El Cezire kanalının kapatılması, Katar abluka uygulayan ülkelere tazminat ödüyor, Doha’nın kapatması Türk askeri üssü “.

Abluka uygulayan ülkelerin taleplerini reddettiklerini belirten Doha, bu taleplerin egemenliklerini ihlal ettiğini savundu.

Abluka ile haksızlığa uğradığını düşünen Katarlılar arasında Emir Şeyh Tamim bin Hamed Al Sani’ye destek gözle görülür şekilde arttı.

KUVEYT ARABULUCULUK OLDU

Kuveyt, hem merhum eski Kuveyt Emiri Sabah el-Ahmed el-Cabir al-Sabah hem de Eylül ayında tahta geçen Emir Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir al-Sabah sırasında arabuluculuk çabalarını durdurmadı.

Aynı şekilde ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın bölgeye yaptığı son ziyaretlerde krizi çözmek için girişimlerde bulunduğu uluslararası basına da yansıdı ve bunun sonucunda önemli aşama kaydedildi.

Uzmanlar, Trump yönetimiyle çok yakın ilişkiler geliştiren ve bölgeye bir tür “açık çek” ile giren Suudi Arabistan yönetiminin, manevra alanı olacağı endişesiyle bölgesel ortaklıklarını geliştirmeye çalıştığı görüşünü paylaşıyor. Biden döneminde kısıtlanacak ve yakında ABD’de Oval Ofis’e taşınacak.